Altıyedi’nin 21. Sayısı yayımlandı

Şubat 20, 2025

Altıyedi’nin 21. Sayısı yayımlandı

Altıyedi Sanat Edebiyat Dergisi, 21. sayısını yayımladı.

Tanıtım bülteninden:

Edebiyat yolculuğuna ilk adımını 2019’da atan Altıyedi Sanat Edebiyat Dergisi, 21. sayısını yayımladı.

Kalabalık bir yazar, şair, çizer kadrosuyla çıkan Altıyedi’nin dosya konusu “Bilinen Sırlar” idi. Dergi adına Kürşat Coşgun şöyle yazdı:

Bilginin, düşüncenin, deneyimin, kısacası tüm erdemlerin ve inceliklerin düşmanlaştırıldığı, hoyratça savrulup bir kenara atıldığı çok acı günlerden geçiyoruz. Düne kadar öğrendiğimiz, benimsediğimiz iyiye dair bütün değerlerin üzerinde tepiniliyor. Tüm bunların yerine ise cehalet, kabalık, hadsizlik yaşamın her alanında kendine daha geniş yer ediniyor. İnsanın “insan olma” sürecinin en önemli dinamikleri olan sanat, edebiyat, felsefe gibi kültürel unsurlar, artık aşağılamanın ve değersizleştirmenin aracı gibi kullanılıyor. Bir sahtekârlık olayı “tiyatro çevirmek”, bir şeyi düzgünce tanımlamak “edebiyat parçalamak”, doğruları dile getirmek ise “felsefe yapmak” olarak nitelendiriliyor. Bu haksız ve acımasız eğretilemeler karşısında ne yazık ki söyleyecek söz bulunmuyor. Çünkü doğru tutum ve sözün bunca ayaklar altına alındığı bir ortam artık her şeyi anlamsız kılıyor. Vasatın ve yozlaşmanın gücü tozu dumana katarken bize ise iki seçenek kalıyor: Ya bu düzenin içinde savrulmak ya da tüm gücümüzle direnmek. Altıyedi işte tüm bu yel değirmenlerine karşı bir Don Kişot olma pahasına, “edebiyat yapmak” gibi bir çabanın ardından koşmaya devam ediyor. Dürrenmatt, “sanatın değeri onun varmak istediği amaçta değil, aksine bitip tükenmeyen bir cesaretle nesneleri ve dünyayı fethetme eğilimidir” der. Bu tümcedeki sanatın yerine edebiyatı koyduğunuzda bizlerin çabası daha da derinden anlaşılacaktır.

Bu dosyanın konusu olan “Bilinen Sırlar” üzerinde düşünürken, en çok da biz neyin peşindeyiz ya da hangi bilinen/bilinmeyen sırların avcısıyız sorusuna yanıtlar aradık. Çok değerli yazarlarımız bu sorunun çengelini kendilerine özgü yorumlarla çözümlemeye çalıştılar. Yazarlarımızın en çok da sorular sorarak konuya eğilmeleri bize sorgulamanın değerini bir kez daha gösterdi. Çünkü her soru başka ve daha büyük bir ufkun penceresini açarken, tam da Dürrenmatt’ın dediği gibi, kendimizi nesneleri ve dünyayı fethetme arzusu içinde bulduk.

Ahmet Özer ise “Sırların Çekirdeğindeki Mutluluk” adlı başyazısına şöyle başladı:

Yaşamın gizlerini ve bilinmeyen yönlerini gün yüzüne çıkarmamızla mutluluğun bir ilişkisi olup olmadığını düşünürken Emirhan Oğuz’un, Arif Damar tarafından “Ayın Şiiri” seçilip 11 Eylül 2007’de Cumhuriyet’te yayımlanan “Tehcir” adlı şiirinin ilk dizelerini anımsadım:

Sendin. Seni verilmiş sır

gibi sakladım. Uzundun sonsuz

uzun. Bildiğim yollar gibi uzun.

“Bilinen Sırlar” dosyasında Y. Aykut Kırbıyık, Adnan Gerger, Doç. Dr. Mustafa Yavuz, Melce Selime Öztürk, Bora Ercan, Gül Özen, Özlem Akkel, Serdar Gürsoy, Deniz Can yer aldı.

21. sayının dosya dışı yazıları, Bilgin Güngör’ün Kemal Uluser’e ait yayımlanmamış iki yazısını daha aydınlığa çıkardığı “Kemal Uluser’den İki Denem Daha” başlıklı yazısıyla başlıyor. Sayının diğer dosya dışı yazıları Ozan Hazar, Erdem Danış, Alaaddin Kara, N. Sevda Orhan, Doğu Karaoğuz, Hatice Sönmez Kaya, Tuğba Turan imzalarını taşıyor.

Bilinen Sırlar’ın öykücüleri Üzeyir Karahasanoğlu, Esra Kahya, P.T. Barva, Atakan Boran, Hüseyin Kılıç, Turhan Yıldırım, Davut Elçi, Yunus Çinçin, Okay Taşlı olurken; şiirleriyle Gönül Tokayeva, Süleyman Berç Halil, Mehmet Sezgin Sarı, Vedat Barga, Eray Korkmazer, Mine Yörük, Mücahit Aygören, Mehmet Ayna, Eylem Hatice Bayar, Ayça Şebnem, Fazlı Humar, Muammer Gül katkı sundu.

Esra Kahya, Göktuğ Canbaba’yla söyleşti. Canbaba “Ne kadar tuhaf, tekinsiz de olsa doğal ve kendi içinde tutarlı olması gerekiyor hikâyenin. Karakteri izliyorum, ona kendi gerçekliğimden uzun uzun bakıyorum. Bir film karesini oluşturur gibi ayrıntıları özenle yerlerine yerleştiriyorum sonra. Orada oluyorum. O oluyorum.” dedi.

Bu sayının edebiyat soruşturmasında “Tarihsel, toplumsal, kültürel yansımalarıyla yaşamımızda nicedir var olsa da ancak dikkat, yetenek, deneyim, sezgiyle kavranabilen ve sizin kaleminizle yeniden bilinir hale gelen hangi sırlar var? Bunları neden anlatıyorsunuz?” diye sorduk. Gül Parlak, Ebru Özden, Adalet Temürtürkan, Merve Yurtsever, Ayşe Ay, Mahmut Yıldırım, Hüseyin Kılıç, Şebnem Denk, Meral Çiçeklidal, Ömer Kaya cevapladı.

Erhan Faal’in Ağrı’nın Güvenli köyünden derlediği “Güle ve Humar” adlı masal, dergimiz aracılığıyla ilk kez yayımlandı.

Kapak tasarımı Mine Yörük’e ait olan Bilinen Sırlar sayısına Kürşat Coşgun, Mine Yörük, Celal Karaca çizgileriyle katkı verdi.

Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı (ZOKEV) tarafından yayımlanan Altıyedi Sanat Edebiyat Dergisi adına Kürşat Coşgun sonraki dosya konusu şöyle duyurdu: Bu sayıda başlayan bilinen sırlara erişim yolculuğu, önümüzdeki sayıda “Yollar” dosyamızla devam edecek. Yeni dosya konumuzla da işte bu yolculuğun geçtiği yolları ele almak istiyoruz. Veysel’in “İki kapılı bir handa / Gidiyorum gündüz gece” dediği, bir menzile erişmenin mi, yoksa o menzil boyunca yaşadıklarımızı anlamlandırmanın mı değerli olduğunu anlamaya çalışacağız.”

Altıyedi’yle altiyedidergi@gmail.com adresinden, sosyal medya hesaplarından iletişim kurmak; tüm sayılarına shopier.com/altiyedidergi sayfasından ulaşılabilmek mümkün.

edebiyathaber.net (20 Şubat 2025)

Yorum yapın