Dişler, insanın yaşam yolculuğunun başlangıcından itibaren kendini gösteren ve büyümeyle, zamanla iç içe geçen minik tanıklardır. Her dişin çıkışı, bir adım daha atıldığının, bir dönemin sona erdiğinin ve yenisinin başladığının işaretidir. Dişin varlığı, insanın gelişim sürecinin, çocukluktan erişkinliğe doğru evrilen serüveninin minik ama değerli bir yansımasıdır. Çocuk, ilk dişi çıktığında henüz dünyaya dair çok şey bilmemekte, fakat zamanla bu küçük beyazlar dökülüp yerini yenilerine bırakırken, aslında bir başka büyüme ve değişim aşamasına geçer. Dişler, tıpkı insanın yaşamındaki birçok şey gibi; bir yandan elde edilen, bir yandan da kaybedilen nesneler olarak karşımıza çıkar. Ancak dişlerin kaybı, tıpkı hayatın kendisi gibi, sadece bir son değil, aynı zamanda yeni bir başlangıçtır.
İşte bu düşüncelerle, Alp Gökalp’in kaleminden çıkan ve Bige Doğu’nun zarif çizimleriyle hayat bulan “Bay Bay, Bay Diş” adlı eser, büyümenin, değişimin ve kayıpların minik öyküsü olarak karşımıza çıkmakta. Dişin hikayesi üzerinden çocukluk ile yetişkinlik arasındaki geçişi, hayatın döngüsünü sade ve sıcak bir dille anlatan bu kitap, yalnızca çocuklara değil, her yaş grubuna dokunan derin bir mesaj taşımaktadır.
Yazarımız, dişin kayboluşunu sadece fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda içsel bir büyüme ve olgunlaşma olarak tasvir eder. Çocuk, dişini kaybettikçe, kaybetmenin de bir öğrenme süreci olduğunu fark eder. Kaybedilen her diş, bir başka becerinin, bilginin ve farkındalığın kazanılmasına yol açar. Dişin düşüşü, bir çocuğun büyüdüğünü, yeni bir aşamaya geçtiğini simgeler. Bu büyüme ve kaybetme süreci, kitabın derin mesajının temel taşlarını oluşturur: Her kayıp, aslında bir kazançtır.
Dişin düşmesi, sadece fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda bir dönemin sonu ve yeni bir başlangıcın simgesidir. Dişlerin dökülmesi, yaşamın iki önemli dönemini birbirine bağlar: çocukluk ve yaşlılık. Çocuklar dişlerini kaybederken büyüdüklerinin farkına varırlar, yaşlılar ise dişlerini kaybederken, geçmişin izlerini ve yılların getirdiği değişimi hissederler. Çocuklukta kaybedilen diş, bir büyüme, bir erginleşme işaretidir; yaşlılıkta kaybedilen diş ise geçmişle, yaşanmışlıkla ve elde edilen tecrübelerle bir veda eder. Bu iki dönem, dişin evrensel bir simge olarak hayatın döngüsü oluşunu temsil eder.
Kitap, aynı zamanda çocukların diş çıkarırken yaşadıkları küçük acılara da değiniyor, ancak bu acı, büyümenin, yeni bir dönemin başlangıcının bir parçasıdır. Dişlerin çıkması, bazen sancılı olsa da, sonunda mutlu bir gülümseme bırakır. Tıpkı yaşamda olduğu gibi, bazen zorluklar, acılar vardır ama sonunda insan bir adım daha büyür, dünyayı biraz daha anlar. Çocuklar, dişlerini kaybettikçe, aslında hayatın da kayıplar ve kazançlarla dolu olduğunu anlamaya başlarlar.
Alp Gökalp, dilindeki sadelikle derin bir mesaj verirken, Bige Doğu’nun illüstrasyonları sıcak bir dokunuşla bu hikayeyi çocukların dünyasına taşıyor. Resimler, büyümenin ve değişimin görsel bir yansıması gibi, her sayfada hayatın döngüsünü ve kayıplarla birlikte gelen kazançları minik okurlara gösteriyor. Çocukların dünyasına uygun, sıcak ve samimi bir çizim diliyle, her sayfada bir dişin kayboluşunun ötesindeki anlamları keşfetmek mümkün oluyor böylece.
Can Çocuk Yayınları etiketiyle yayınlanan “Bay Bay, Bay Diş” hem çocuklar hem de yetişkinler için keyifli bir okuma deneyimi vaat etmektedir şüphesiz. Alp Gökalp’in sade ve içten dili, Bige Doğu’nun göz alıcı resimleriyle birleşerek, her yaştan okura, her sonun yeni bir başlangıç olduğunu hatırlatır.