Tamiri Mümkün Şeyler ve diğerleri | Nagihan Kahraman

Şubat 15, 2025

Tamiri Mümkün Şeyler ve diğerleri | Nagihan Kahraman

Kırılan, bozulan her şeyi tamir etmek mümkün müdür? Bazen evet, bazen ise hayır. Teknik bir problem olduğunda dahi bazen o nesnenin tamir edilebilirliğinin sonuna gelinir. Hurdaya ayırmak/ayrılmak deyiminin ortaya çıkışı da muhtemelen böyledir. Bir mekanizmayı ortaya çıkaran birçok parçanın günün sonunda bir arada kalamayacağı bazen gün gibi ortada olur. Çünkü o “şey”lerin bir araya gelerek oluşturduğu bütün miâdını doldurmuştur. Bir de şimdi bunlardan hareketle her şeyi ama o güne kadar karşısına çıkan bozuk her şeyi tamir eden bir çocuk düşünün: adı Sara. Sara Robinson. Bu küçük kızın dünya üzerinde anlamadığı hiçbir teknik iş yoktur. Bu yüzden kimin bir makinesi bozulsa Sara’ya koşarlar; Sara da son süratle bozulan şey her neyse tamir eder. Bir saat, hesap makinesi ya da bir robot olabilir bu. Hatta bir uzay gemisi bile… Ancak bir gün Sara o gün kadar nasıl tamir edeceğini hiç deneyimlemediği bir “şey”le karşılaşır, çok küçük bir şeyle… Bunu nasıl tamir edeceğini bilmemektedir ve öğrenmesi gerekir ancak bazen öğrenmenin en basit yolu bir başkasına sormaktır. Julia Patton’un Kırık Şeylerin Tamircisi adlı çocuk kitabından söz ediyorum. Julia Patton, çocuk kitaplarıyla tanınıyor; kırk beşten fazla resimli çocuk kitabının yazarı ve çizeri. Hayatına İngiltere’de devam etmektedir.

Sara, çevresinde işinin en iyisi ve aynı zamanda en hızlısı olmakla tanınan küçük bir kız çocuğu. O bir tamirci. Neredeyse her şeyin iç aksamına dair bilgi sahibi olduğu için bozulan şeyleri onarmak onun için gerçekten de “çocuk oyuncağı”. Bay Lockheart örneğin, saati bozulduğunda hemen ona koşar; Sara hızlıca saatin yaylarını değiştirir ve dişlilerini sıkar. Böylece Bay Lockheart’in saati eskisi gibi “tik tak” demeye devam eder. Dünyanın en karmaşık denklemlerini çözmekle meşgul olan Dr. Ankita’nın hesap makinesi bozulduğunda da ilk başvurduğu kişi yine Sara olur. Küçük kız hızlıca makinenin rakam tuşlarını kontrol eder ve bozuk olanları yenisiyle değiştirir. Bay Nick’in ise devasa bir fil robotu vardır ve bu robotun ayakları tutukluk yaptığında Bay Nick’in sirkteki işi sekteye uğrar. Sara buna da müdahale eder hızlıca ve hop Fil Sophia’nın bacakları yine eskisi gibi olur. Ancak bir gün yolda bulduğu atmayan bir kalp ile ne yapacağını bilemez Sara. Her şeyi alet edevatla tamir etmek belki de gerçekten en kolayıdır; teknik bir işlem uygulanamayan, atmayan bir kalbin tamiri nasıl mümkündür? İşte bunun cevabını bilemez Sara, günlerce bunu düşünür ve bir çözüm bulamaz. Çözüm bulamadıkça da canı daha çok sıkılır, keyfi daha çok kaçar. Tam da bu noktada annesi devreye girer. Bazen bir şeyleri çözebilmenin tek yolu bir başkasından yardım almaktır. Böylece aslında her şeyi tek başımıza çözmek zorunda olmadığımızı da fark etmiş oluruz. Bir sorun olduğunda onu yakınlarımızla paylaşmak ve o kişilerle dayanışmak sırtımızdaki yükü en hafifleten şeylerden biridir. Annesi sayesinde Sara ve kendisinin daha önce makinelerini tamir ettiği bu kişiler beyin fırtınası yaparlar. Bazen sorun olarak görünen şeylerin tek çözümü sevgidir. Bu öyküde de atmayan bir kalbi yeniden hayata döndüren şey çok basit görünen o şey, yani sevgi olur.

Kırık Şeylerin Tamircisi’nde Julia Patton, anlattığı çerçeve hikâyenin dışında çok ince detaylara değiniyor. Bunların biri -az önce bahsettiğim- her şeyin tamirinin görünen yollarla olmayabileceği, bazen sorunların sadece sıcak bir sevgi, şefkat, merhamet gibi kavramlar yoluyla dolaylı olarak çözüleceği. Bu sebeple bu hislerimizi göstermekten çekinmemek gerek; nihayetinde bir kalp tornavidayla, çekiçle tamir edilmez. İkincisi ise her sorunu tek başımıza çözmek zorunda olmadığımız. Günümüzde özellikle yetişkinlerin dünyasında birinden yardım istemek çok zor bir eylem. Çocuklar, yetişkinliğin kaygılı dünyasına henüz adım atmadığı için bu konuda daha başarılılar. Nitekim Sara da küçük bir öneriyle yardım almayı kabul ediyor ve işe de yarıyor. Bazen bir şeyleri biz çözemeyiz ama yardım istediğimizde, destek aldığımızda birinin sunduğu bir fikir bizim o sorunu çözmemizi kolaylaştırabilir: “Ve bugün (Sara) yeni bir şey öğrenmişti: Kırık şeylerin tamircisi bile her şeyi kendi başına düzeltmek zorunda değildi.” Böylece Sara, başından beri mottosu olarak tekrarladığı “Merak etmeyin. Her şey yoluna girecek, kırık şeyler tamir edilecek.” cümlesini “Her şey yoluna girecek, kırık şeyler birlikte tamir edilecek.” olarak düzeltir. Değinmeden geçmek istemediğim bir diğer nokta da yazarın eserinde “her şeyi tamir eden” karakter olarak bir kız çocuğunu seçmesi. Tamir etmenin eril bir yetenek olarak görüldüğü günümüzde tüm makine düzeneklerine hakim olanın bu öyküde Sara olması çok kıymetli. Bu anlamda cinsiyet eşitliği de aslında eserin işlenen temalarından bir tanesi. Bunun gibi mikro-feminizm hareketlerinin kitabı okuyan çocuklarda dolaylı olarak da olsa bir farkındalık yaratacağı, zihinlerinin bir kısmında yer edeceği kesin.

Kırık Şeylerin Tamircisi, yazarın 2023 yılında The Fixer of Broken Things orijinal adıyla yayımladığı, çevirisini Kübra Nur Ocak’ın yaptığı çocuk kitabı. Altı aylık bebeklerden beş yaşındaki çocuk okurlara kadar olan yaş aralığına hitap ediyor. Çizimleri ve tercih edilen renkler oldukça dikkat çekici. Eserin illüstrasyonlarının da yazarın kendisine ait olduğunu vurgulamakta fayda var. Her yaştan okura ısrarla tavsiye ediyorum Sara’nın tamirle ilgili bu macerasını.

edebiyathaber.net (15 Şubat 2025)

Yorum yapın